İnceleme: MAC Sheertone Blushbaby Allık



Merhaba, bugün sizlere aldığımdan beri severek kullandığım favori kış allıklarımdan biri olan
MAC Sheertone Blushbaby 'den bahsetmek istiyorum.



MAC Sheertone Blushbaby, markanın diğer allıkları gibi, ayna ve fırça içermeyen basit; şeffaf kapaklı, plastik bir ambalaj ile satışa sunuluyor.



Çeşitli renk ve bitişe sahip allıklar üreten MAC, Sheertone serisinde kozmetik severlere hafif ama transparan olmayan, doğal duran, buildable allıklar sunuyor.

Zaten doğal olarak kızaran yanaklara sahip olduğum için, hafif renk veren Sheertone serisi benim için mantıklı bir tercih. Buildable yapısı ile yoğunluğunu makyajımın geri kalanıyla uyumlu olarak ayarlayabiliyorum.



MAC Sheertone serisinden ilk tercihim, benzeri zor bulunacak bir renkte olan Blushbaby 'den yana oldu. Bej ve pembenin dozunda karışımı ile tozlu bir pembe olarak tanımlanan MAC Sheertone Blushbaby, yanaklarıma tıpkı bir bebeğinki gibi sağlıklı bir pembelik katıyor.



MAC Sheertone Blushbaby, yanaklarıma doğal bir renk verirken; mat oluşu ve soğuk tonundan dolayı ek bir ürün kullanmama gerek kalmadan yüz boyutlandırma işlemini de tatmin edici bir şekilde hallediyor.




Kokusuz olması, hassas cildimde herhangi bir sorun yaratmaması ve bendeki kalıcığılığının tüm gün sürmesi sebebiyle MAC Sheertone Blushbaby sadece kış mevsiminin değil, tüm zamanların favorileri arasına girebilir nitelikte.


Yok gibi duran doğal makyajlarda, günlük okul ve iş makyajlarında da rahatlıkla tercih edebileceğiniz MAC Sheertone Blushbaby allığa MAC mağazalarından veya internet sitesinden 89 TL 'ye ulaşabilirsiniz.

Puanım:





   Benim için hiçbir olumsuz yanı olmayan bu allık, açık renginden dolayı esmerler için uygun olmayabilir. Cilt renginiz koyu ise almadan önce mağazada denemenizi öneririm.

   Blogumda daha önce yazdığım Benefit Rockateur ve Rimmel London Soft Color Live Pink allık incelemelerine ulaşmak için ürün isimlerine tıklayabilirsiniz.
   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

Alışveriş - 25 (Sephora, Mac, Flormar, Gratis, Migros ve Media Markt)

   Merhaba, bugün sizlerle Paris 'ten döndükten sonra yaptığım alışverişlerimi paylaşacağım. Bu yazıda hem bitenlerin yerine aldığım ürünleri, hem de istek listemde bulunan bir kaç parçayı göreceksiniz.


SEPHORA & MAC:

Beauty Blender Orijinal: Eskidiği için çöpe attığım makyaj süngerinin yenisini aldım. 55 TL

Mac Tan Pigment: Türk Lirası 'nın değer kaybetmesi sonucu yurt dışından gelen kozmetik ürünlere %25 zam yapılacak olması haberi ile, şu sıralar pek acelesi olmasa da 2017 istek listemde bulunan pigmenti aldım. Fiyatı 95 TL.


FLORMAR:

Flormar Blur Effect BB Cream: Daha önce blogumda incelediğim ve epey sevdiğim bu bb kremi 12,90 TL 'ye görünce yedekledim.


GRATIS:

Nivea Deodorant Fresh Natural x2: Sık sık kullandığım sıvı deodorantları indirimde bulunca yedekledim.

Dove Original Body Silk Besleyici El ve Vücut Kremi: Evde kullandığım el kremim bitince denemek için petrol içermeyen el kremi arayışıyla bu ürünü aldım. Fiyatı 8,50 TL

Shiffa Home Tatlı Badem Yağı x2: Saç bakımında kullandığım badem yağı uzun zaman önce bitmişti, yenilerini aldım. Tanesi 4,75 TL


MİGROS:

Kleenex Original Kutu Kağıt Mendil ve L'oreal Elseve  2 'li Bakım İksiri: Bitenlerin yerine denemek için bu muadil ürünleri seçtim. Kleenex 4,28 TL, Elseve 14,95 TL

Signal Ekstra Soft Diş Fırçası: Yıllardır kullandığım diş fırçasını yenileme zaman gelmişti. 12,95 TL


MEDIA MARKT:

Canon EOS 750D Fotoğraf Makinesi: Mac Tan Pigment gibi, planladığımdan çok daha önce aldığım bir diğer 2017 istek listesi üyesi. Üzerinde uçak kontrol paneli gibi onlarca tuş bulunması gözümü korkutsa da, benim olduğu için çok mutluyum. Alıştıkça blog fotoğraflarımı bu fotoğraf makinesiyle çekmeye başlayacağım. Fiyatı 2700 TL

   Son zamanlarda yaptığım alışverişler bu şekildeydi. Az ama öz alışveriş yapmaya tam gaz devam ediyorum. Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın.
Devamını Gör

Paris Gezi Rehberi

  Bonjour! Bugün Paris yazılarımın ilki olan Paris Gezi Rehberi ile haftaya başlıyorum.

   Eğer Paris 'e ilk kez gelecekseniz ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bu yazımda sizlere Paris 'te gezebileceğiniz yerlerden bahsederken küçük önerilerde bulunacağım.

   Paris, "Işıklar şehri" mahlaslı, neredeyse herkesin bildiği bir Avrupa şehri. İstanbul 'dan üç buçuk saat süren bir uçuş ile ulaşılabilen Paris, aynı zamanda dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden biri.
Şarkılar, kitaplar, filmler, şiirler, sanat eserleri; pek çok şeyde Paris 'in izlerini görmek mümkün. Sizi bilmem ama ben, güzel olan şeylere karşı her zaman içten bir hayranlık beslerim. Paris ise hayranlığımı gizleyemediğim, her köşesinde ayrı bir güzellikle karşılaştığım büyüleyici bir şehir.

Tour Eiffel / Eyfel Kulesi

Tour Eiffel: Tuğ Eyfel


Paris deyince herkesin aklına elbette şehrin de simgesi olan Eyfel Kulesi geliyor. Bu yüzden ilk önerim, sizin de her turist gibi Eyfel Kulesi 'ni görmeniz yönünde. Özellikle akşam başlayan ve her saat başı göz alıcı bir şekilde yanan ışıkları izlemek için gezi programınıza en az bir kez gündüz, bir kez de gece Eyfel Kulesi 'ni  görmeyi not etmeyi unutmayın.


Place du Trocadéro / Trocadero Meydanı
ve Mur de La Paix / Barış Duvarı

Place du Trocadéro: Pilez dü Tğokadeğu


Mur de La Paix: Müğ dü le pe

İkinci öneri(ler)im ise Eyfel 'i daha uzaktan, ancak güzel açılarla görmenizi sağlayacak yerler.
Place du Trocadéro çoğu zaman kalabalık olsa da; Mur de la Paix, sakin güzel bir park içerisinde. Her ikisi de geniş açılarla muhteşem bir Eyfel Kulesi manzarası sunuyor.


Arc de Triomphe / Zafer Takı

Arc de Triomphe: Ağhk dö Tiğonf

Paris 'te önemli yapılardan bir diğeridir Arc de Triomphe; 12 büyük caddenin ortasında tüm heybetiyle duran. 
İsterseniz üzerine çıkıp Paris 'i izleyebilir, isterseniz de kendinizi şehrin akışına bırakabilirsiniz.


Avenue des Champs-Élysées / Şanzelize Caddesi

Avenue des Champs-Élysées: Avenü de Şanzelize

Arc de Triomphe 'un etrafındaki 12 caddeden en bilineni Avenue des Champs-Élysées için Paris 'in Eyfel Kulesi 'nden sonra en çok turist akımına uğrayan kısmı denilebilir. Bu cadde üzerinde yemek yiyebileceğiniz çeşitli restoran / kafeler ve alışveriş yapabileceğiniz pek çok dükkan bulunmakta.
Önümüzdeki günlerde Paris Alışveriş Rehberi yazımda bu caddeyi sizlere ayrıntılı bir şekilde anlatacağım. Sadece gün ışığında değil; gece boyunca, Paris şehrinin adına yakışır ışıklandırmalar ile bu caddede keyfinizce zaman geçirebilirsiniz.


Place de la Concorde / Concorde Meydanı

Place de la Concorde: Pilez dö le Kunkoğd

Place de la Concorde, Avenue des Champs-Élysées yürüyüşünüzün sonunda karşınıza çıkacak gayet büyük bir meydan. Dönem dönem kurulan kocaman dönme dolap, geceleri ışıl ışıl görüntüsüyle herkesi büyülüyor. Çok yakında aynı ada sahip bir metro durağının bulunması ile, Avenue des Champs-Élysées 'de yorucu bir gün geçirdiyseniz buradan otelinize geçip uyuyabilir ya da gezinize aktarmalar ile devam edebilirsiniz.


Palais Garnier / Opera Garnier

Palais Garnier: Pala Gağni

Paris 'te bulunan eski Opera binası, üzerindeki altın rengi heykellerinin yanı sıra, ön girişi ustaca süsleyen büst ve heykelleriyle gidip görülmesi gereken görkemli yapılardan biri. Eğer zevkinize uyan bir gösteri bulup bilet alabilirseniz içerisini gezmekten de büyük zevk alacağınızı belirtmeliyim.


Notre - Dame Cathedral / Notre Dame Katedrali

Notre - Dame Cathedral: Notğe Dam Katedğal

Paris 'te gezdiğiniz süre boyunca farkedeceksiniz ki; parklar, mağazalar ve hatta ara sokaklardaki evler bile önemli yapılar kadar özenli bir mimariye sahip ancak Notre Dame Katedrali, benim gözümde tüm o detay ve işçiliği ile bir yapının olabileceği en üst düzeyde güzel ve can alıcı. 
Notre Dame Katedrali 'nin dış mimarisine karşı derin bir aşk ve hayranlık besliyorum; öyle ki her bir köşesini bıkmadan saatlerce inceleyebilir ve gördüğüm her bir yeni detay karşısında mutluluktan kendimi kaybedebilirim.


Musée du Louvre / Louvre Müzesi

Musée du Louvre: Müze dü Luğv


Dünya 'nın en büyük müzelerinden biri olan ve içerisinde 35.000 sanat eseri bulunan Louvre Müzesi, kesinlikle bir günde gezilecek bir yer değil. Eğer Paris 'e uzun bir seyahat planlamıyorsanız ancak yine de burayı gezmek istiyorsanız gitmeden önce yapacağınız araştırmalar ile hangi sanat eserlerini inceleyeceğinize karar verebilir ve böylece koridorlarda kaybolarak zaman kaybetmezsiniz. İçerisine girmeyecekseniz bile cam piramitten oluşan ana girişi görmenizi tavsiye ederim.


Musee d'Orsay / Orsay Müzesi

Musée d'Orsay: Müze Doğse


Paris Gezi Rehberi yazımda önereceğim son yer ise Orsay Müzesi
Louvre Müzesi 'ni hakkıyla gezmek için yeterince zamanınız yoksa, başta ünlü ressam Van Gogh 'un eserleri olmak üzere pek çok eşsiz resim ve heykele ev sahipliği yapan Orsay Müzesi sanat açlığınızı büyük ölçüde gidermenize yardımcı olacaktır.


Benim Paris 'te bir turist gözünden sizlere önerebileceğim yerler bu şekildeydi. Eklediğim fotoğrafların bazıları gece, bazıları gündüz; çoğu son gezimden bir kısmı ise önceki gezimden ve tamamen amatör fotoğraflar. Bu yüzden pek kaliteli değiller, kusura bakmayın. Sizlerin de Paris 'te gezmekten zevk aldığınız yerleri benimle paylaşırsanız sevinirim.

Ve unutmayın, Paris sadece gündüz değil; gece de hiç durmadan sizi büyüleyebilecek bir rüya!
   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

Seyahat Dosyası: PARİS

   Bonjour!

   Blogumda genellikle kozmetik ve bakım ürünleri hakkındaki yorumlarıma yer versem de; bir süredir gezdiğim, gördüğüm yerlerden bahsetmek de aklımdaydı. Sonunda bu düşüncemi gerçeğe dönüştürüp, 3 ayrı yazıdan oluşacak bir Paris rehberi hazırlığına giriştim.

   Aslında Paris, benim gittiğim ilk yabancı şehir değildi; 2015 yılında küçük bir Avrupa turu yapmış; pek çok ülke görme şansım olmuştu. O tur sırasında Fransa 'nın başkentinde kalbimi unutmuştum; Paris 'i yeniden görmeyi hayal ediyordum. Sonunda dileğim gerçek oldu ve 2016 'yı bu büyülü şehirde bitirirken bir yenisine de yine orada başladım.

   Sizlere iki ayrı yazıda Paris 'te nereleri gezmeli ve nerelerden alışveriş yapmalısınız, bunlardan bahsedeceğim. Ve ek olarak kendi yaptığım alışverişlere, fiyat bilgileri ile birlikte ayrı bir yazıda yer vereceğim.


1. Paris Gezi Rehberi




2. Paris Kozmetik Alışveriş Rehberi - 1 ve 2




3. Avrupa Alışverişim - 3 (Paris)



   İlerleyen haftalarda planladığım yazıları yayınladıkça, linklerini bu yazıyı güncelleyerek ekleyeceğim. Eğer sizlerin de Paris hakkında sorularınız varsa, yazmaktan çekinmeyin.

   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!!!
Devamını Gör

İnceleme: Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror



Merhaba, bugün sizlere yılbaşı gecesinde makyajımın aktörü olan ışıl ışıl bir krem fardan, 
Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror 'dan bahsedeceğim.  

Dior 'un Golden Shock isimli 2014 yılbaşı koleksiyonu için ürettiği ve daha sonra kalıcı seriye eklediği bu gösterişli far, görür görmez sepetime attığım ve tüm özel günlerde bana eşlik etmesini istediğim hayatımın ürünlerinden biri oldu.



Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror, karton bir kutu içerisinde cam ambalajlı bir far ve altında ise uygulama fırçası ile satışa sunuluyor.

Ürün kapağının altında ise, kremsi ürünlerde kurumayı geciktirmek için kullanılan şeffaf bir koruma yer alıyor.



Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror, kolay uygulama imkanı sunan eşsiz jel - köpük yapısı ile ince, tüy gibi hafif bir bitiş sağlıyor.



Rengini betimlemek ise oldukça zor. Parlak bitişli, soluk, açık sarı renkteki bu far içerisinde ince gümüş ve altın rengi simler bulunuyor.

En az yapısı kadar eşsiz bir renge sahip olan Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror, hafif dokusunun aksine hem oldukça pigmentli; hem de tüm gün kalıcı.



Normal ışıkta daha sıradan duran Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror, özellikle güneş ışığı ya da beyaz ışık altında sahip olduğu mücevher parlaklığını gözler önüne seriyor.



Işığı başarılı bir şekilde yansıtan ince simleriyle gözlerinizde adeta "Işıklar Şehri Paris" in küçük bir yansımasını oluşturan Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror, opak olmaması nedeniyle uygulama sonrası kesinlikle abartı durmuyor.

Ve elbette simlerin ince olmasından dolayı gün içerisinde asla ama asla dökülme yapmıyor.



Ben ürünü parmak uçlarımla uygulamayı sevsem de, daha yoğun ışıltılar elde etmek için kutunun içerisinden çıkan sünger aplikatör tercih edilmelidir.



Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear Eyeshadow 621 Mirror 'ı, nötr bir zemin üzerine eyeliner çektikten sonra, tüm göz kapağıma elmas ışıltısı katmak için parmaklarımla önce tampon hareketlerle uyguluyor; eğer ışıltıyı fazla bulduysam bir göz fırçası yardımıyla fazlasını alıyorum.

İstenilirse, biraz fazla parlamanın aşırı kaçmayacağı özel kutlamalarda aydınlatıcı olarak kullanmak bile mümkün.



Tek bir adımda homojen ve yoğun bir parlaklıkla profesyonel makyaj efekti sağlamayı mümkün kılan Christian Dior Diorshow Fusion Mono Long-Wear farlara Sephora mağazalarından ulaşabilirsiniz.

   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın.
Devamını Gör

İSTİYORUM! - 2017 İstek Listesi / Wishlist

   2017 yılına gireli henüz bir hafta olmuşken, bu yıl içinde almak istediğim ürünlerden bahsetmenin tam zamanı! Gelin hep birlikte bu yılki arzu nesnelerime yakından bakalım;


1. Balenciaga Florabotanica EDP: İstek listelerine parfüm isteği ile başlamak benim için bir gelenek haline geldi. Özellikle bahar aylarına yakıştırdığım mis kokulu bu parfüm almayı dört gözle beklediğim ürünler arasında.

2. Violet Voss Holy Grail Palet: Gördüğümden beri aşk yaşadığım bu palete ulaşmak için aylardır uğraşıyorum ancak henüz bir sonuç alabilmiş değilim. 2017 'de de en sevdiğim tonlardan oluşan bu palete ulaşma çabalarım devam edecek.

3. Mac Tan Pigment: Makyajda ışıltıya karşı koyamayan benim gibi kozmetik severler için olmazsa olmaz ürünlerden biri. En yakın zamanda alacaklarım arasında.

4. Canon EOS 750D: 3 yılı aşkın zamandır blog yazıyorum ve artık daha kaliteli fotoğraflar paylaşmamın zamanı geldi. Uzun araştırmalar sonucu seçtiğim ve benim tüm isteklerimin karşılığı olan Canon EOS 750D bu yıl içerisinde benim olmasını en çok istediğim ürün.

5. China Glaze Sun of A Peach ve China Glaze Merry Berry: İstediğim oje koleksiyonunu oluşturmayı neredeyse başarmışken artık oje alışverişlerimde eskisi kadar çılgın değilim. Fiyatı ne kadar uygun olursa olsun boşuna yer kaplayacak ojeler yerine, gerçekten seveceğimi düşündüklerime yer veriyorum. Bu iki oje de uzun zamandır istediklerimden.

6. Nars Light Reflecting Pressed Powder: Yaz aylarında kullanmak için hafif bir pudraya ihtiyacım var. Nars 'ın bu pudrasını denedikten sonra isteklerimi karşılarsa almayı düşünüyorum.

7. La Roche Posay Serozinc: Özellikle hassas ciltlere sahip olanlar için çokça övülen yüz spreyini artık denemek istiyorum.

8. A'kin Pure Radiance: Cilt tipime uygun olduğunu düşündüğüm bu yüz yağı son zamanlarda sık sık benim olmasını dilediğim ürünlerden.

9. Meyve / sebze suyu sıkacağı: Sadece dışarıdan uygulanan kozmetik ürünler tek başına cildimizin sağlıklı ve güzel olmasını sağlamaya yeterli değil. Bu nedenle sağlıklı beslenmek şart. Ben de artık bu yolda bir adım atmak için güzel bir makine arayışındayım.

10. Tom Ford Spin Spin Sugar / Nars Hot Sand Likit Aydınlatıcı: Aslında tercihim Tom Ford markasının likit aydınlatıcısından yana ancak bulamazsam diye Nars Hot Sand 'i de listeme ekliyorum.

11. Timberland Bot: Kim ne derse desin, tüm hayatım boyunca kullandığım en rahat botlar eski Timberland botlarımdı. 2017 sonbahar / kış ayları için yeniden klasik botlardan edinmek istiyorum.

12. Yves Saint Laurent Forever Light Creator UV Protection: Hafif yapılı ve günlük kullanıma uygun güneş kremi arayışında hakkında olumlu yorumlar duyduğum Yves Saint Laurent 'a bir şans vermeyi düşünüyorum.

13. Chanel Le Blanc de Chanel: Chanel 'siz bir liste düşünemiyorum! Bu yıl da yüze doğal bir ışıltı katan makyaj bazlarına göz koymuş durumdayım. Özellikle yeni ambalajların içerisinde pompa bulunması da ürünü kesinlikle kaçırmama sebebi.

14. Saç maşası: Doğal duran dağınık dalgalar yapabileceğim bir saç maşası arayışındayım. Önerileriniz varsa yorumlarda bekliyorum.

15. Nars Amsterdam Lipstick: Cüretkâr, bir o kadar da güzel duruşuyla uzun zamandır aşık olduğum tek ruj. Kesinlikle alacağım!

16. Prada Le Femme EDP: Bir parfüm ile açtığım istek listemi başka bir parfümle kapatıyorum. Yakın zamanda denediğim, dener denemez aşık olduğum bu kadınsı koku 2017 yılında şifonyerimin üzerinde yer edinmesini istediğim parfümler içerisinde.

   Elbette bolca huzur; hem ülkem, hem de kendi adıma en çok istediğim şey. Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

Bitenler ve Çöpe Gidenler - 41

   Merhaba! 2016 yılının son bitenler yazısı, yılın diğer aylarının aksine çok sönük bir yazı oldu. Bunun nedeni geçtiğimiz ay bir tatil için hazırlanmam ve yeni yılı yeni bir ülkede karşılamam oldu. İlerleyen günlerde gezimden ve elbette yaptığım alışverişlerden bahseden blog yazıları yazmayı planlıyorum. Bugün ise az da olsa bitirdiğim ve çöpe gönderdiğim ürünlere bir göz atalım;


CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ:

Watsons Deep Cleansing Burun Bandı: Kötü kokulu ve işe yaramaz bir burun bandı. Her kullanımda sadece bir kaç siyah noktayı temizleyebiliyor.

Rival de Loop Revital Q10 Göz Maskesi Kullan At Bez: Öneri üzerine denedim, ancak hiçbir etkisini göremedim. Bari biraz da olsa göz altlarını nemlendirseydi... Yeniden almam.

Missha Time Revolution Clear Toner: Renksiz, kokusuz su gibi bir tonik. İki kullanım için bir şey anlayamasam da hassas cildimde kızarmaya neden olmadığını söyleyebilirim.

Bioderma Atoderm Intensive Krem ve Bepanthol Cilt Bakım Kremi: Kış aylarının yıpratıcı soğuğu karşısında kuruyup gerilen cildimde uyku maskesi olarak kullanıp memnun kaldığım iki yoğun yapılı deneme boy krem. Tam boylarını almayacak olsam da yumuşatma ve nemlendirme etkilerini sevdim.


SAÇ BAKIM ÜRÜNLERİ:

Batiste Blush Floral & Flirty Kuru Şampuan: Batiste markasının kuru şampuanları bana göre şu ana kadar denediğim tüm markaların en iyisi. Blush çeşidi ise mis gibi çiçek kokusuyla yeni favorim. Yedeği var.

Watsons Repairing Treatment Wax: Sıradan saç kremi işlevi gören bir ürün. Watsons boykotundan dolayı yeniden almam.

Head & Shoulders Klasik Bakım Saç Bakım Kremi: Aldığımız aynı markalı şampuanın yanında hediye verilen, annemin bitirdiği saç kremi. Nemlendirmesini yetersiz bulduğu için yeniden almayız.


DEODORANT ve PARFÜMLER:

Isana Deo Spray Fresh: Severek kullandığım, alüminyumsuz ve hafif kokulu deodorant. Hafif kokusu nedeniyle kullandığım parfümleri bastırmaması ve kış için yeterli korumasıyla bittikçe aldıklarım arasında.

Sephora Monoi EDT Kalem Parfüm: Baskın Tahiti çiçeği kokusuyla her an kullanamasam da özledikçe alıp kullandığım bir parfüm. Kalem boyutuyla en küçük çantalara da sığmasıyla özellikle yaz aylarında hep benimle oluyor.

Sephora Blue Lilac EDT: Sahip olduğum tek soğuk kokulu parfüm. Daha büyük boyunu bulamadığım için bittikçe kalem formunda olanı almaya devam edeceğim.


YARDIMCI ÜRÜNLER:

Benri Beyaz Sabun Kokulu Islak El Bezi: Mis gibi beyaz sabun kokusu beklerken yapay, rahatsız edici bir kokuyla karşılaştım. Odamda etrafı silerek bitirdim, yeniden almam.

StopEver Lady Comfort Isıtıcı Ped x2 ve Benri Islak Cep Mendili: Her ayın bitenlerinde olmazsa olmaz ürünlerden.

Beauty Blender Orijinal: Bir yıldır benimle olan ancak aktif kullanmaya başlayalı 3 ay geçmişken üzerinde küf olmayan siyah noktalar oluşan makyaj süngeri. Türkiye 'ye döner dönmez yenisini alıp buna yol verecektim ama tatilde beni zor durumda bıraktı. Başarılı bir muadili olmadığı için almaya devam edeceğim ama sanırım her üç ayda bir maskara ve diş fırçamı değiştirirken beauty blenderı da değiştirmeyi unutmamalıyım.

   Evet, benim son bitirdiğim ve çöpe gönderdiğim ürünler bu şekildeydi. İçlerinde sizlerin de kullandığınız ürünler var mıydı?
   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör