Urban Decay Alışverişim

   Merhaba, bildiğiniz gibi geçtiğimiz aylarda Urban Decay markası Türkiye online alışveriş sitesini açtı. Dikkatimi çeken bir kaç şey dışında ihtiyacım olan bir ürün olmadığı için açılışa özel kampanyaları pas geçmiştim. Ancak şu an kullandığım maskaranın 3 aylık son kullanma tarihi gelmek üzere olduğundan yeni bir arayışa girdim ve nihayetinde yolum Urban Decay ile buluştu.

   Alışveriş yapmaya kesin kararımı internette bulduğum ve mutluluğumu ikiye katlayan bir hediye kodu ile verdim. Urban Decay 'den gerçekleştirdiğim ilk online alışverişin detaylarına gelin birlikte bakalım;



Paketin elime ulaşması için 6 gün bekledim. Yurt içi alışverişler için maalesef uzun bir süre.



Karton çanta içerisinde, alışverişimde "sulekaraok" kodunu kullandığım için aldığım ürünün yanında pek çok tester da gönderilmişti. Ek olarak herhangi bir koruma önlemi (balonlu poşet, köpük, kağıt vb.) bulunmuyordu.



   Ben bir süredir aklımda olan Urban Decay Vice rujlardan Sheer Liquid 'i aldım. Yanında ise başta Perversion maskaranın deneme boyu olmak üzere yukarıda gördüğünüz sekizli ruj testerı, deneme boy far bazı, dörtlü far bazı testerı ve deneme boy far geldi.

   Belki hatırlayanlarınız olur, birkaç yıl önce Clinique markası Black Honey isminde sheer (şeffaf) yapılı bordo bir ruj piyasaya sürmüştü ve ürünün binlerce hayranı olmuştu. O üretim serisinden sonra, ne ürünü bir daha piyasaya sürdüler; ne de herhangi bir muadili üretildi. Öyle ki, rujun tarihi geçtiği halde çöpe atmaya bile kıyamadım. Urban Decay Vice Sheer Liquid, Temptalia swatchlarını gördüğüm ilk günden beri bu yüzden aklımı çeliyordu, ruju kullandıkça blogumda inceleme yazısını yazmayı planlıyorum.



   Maskara ararken tam boy ruj ve merak ettiğim testerları da toplamda 59 TL 'ye aldığım kârlı alışverişim bu şekildeydi, Siz Urban Decay 'in online sitesini denediniz mi? Bana önereceğiniz ürünler neler?
   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

İnceleme: Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 22 Light Beige

   Günaydın, bugün sizlere Bourjois markasının alanında tek sayılabilecek çok yönlü bir ürününden bahsedeceğim. Hatta daha kesin konuşmak gerekirse; Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'in herhangi bir muadilini bulamayacağınızı ve çok problemli bir göz çevreniz olmadığı sürece, günlük göz çevresi ürün arayışınızı tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu da söyleyebilirim.

   Ben bu ürünü Bourjois markası Türkiye pazarından çekildikten sonra ASOS 'tan almıştım. Henüz o alışverişimi okumadıysanız Black Friday Alışverişim (Kozmela ve Asos) yazıma bakabilirsiniz. Okuduysanız; bir an önce bu "vaat dolu" ürünü hayatınıza katıp katmayacağınıza karar vermeniz için yazıya devam edelim.


   Öncelikle ürünün vaatlerine kısaca bakalım; Bourjois markasının 123 Perfect serisinden CC Eye Cream, bir cilt bakım ürünü olan göz kremi ve renk düzeltici bir kapatıcı olan renkli kozmetiği bir arada sunuyor. Silikon aplikatörü ile göz çevresindeki koyu halkaları ve lekeleri mükemmel bir şekilde kamufle ederken, göz altı çizgilerini yumuşatıyor ve göz altı şişliğini alıyor; hem de kırışıklıklara dolmadan! Hem hafif yapılı; hem de göz çevresini 24 saat boyunca nemlendiren Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream, aynı zamanda 15 Güneş Koruma Faktörü içeriyor.

   Evet, marka ürün tanıtımını aşağı yukarı bu şekilde yapmış. Okuyunca, bu rüya gibi bir ürün olmalı, diye düşündürüyor. Peki gerçekte öyle mi, aşama aşama inceleyelim.



   İlk olarak ambalajından bahsetmek istiyorum. Bir göz çevresi ürünü için alışılmadık silikon aplikatör, high end markalarda gördüğümüz kalem ambalaj ve alttan çevirmeli mekanizması ile Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream, dikkat çeken yenilikçi bir ambalaj içerisinde satışa sunuluyor.

   Ambalajın alt kısmında bulunan çevirme mekanizması çok iyi düşünülmüş; her bir göz için birer kez çevirmek yeterli geliyor, böylece ürün israfından kaçınılmış olunuyor. Mekanizma çevrildikten sonra silikon aplikatörün içerisinden yeterli ürün çıkıyor ve ürünü direkt bu aplikatör yardımıyla göz altlarınıza uygulayabiliyorsunuz. Ancak ben bu aplikatörü biraz sert bulduğum için Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'i parmak uçlarımla tampon hareketler yaparak uygulamayı tercih ediyorum.



   Eski tip dudak parlatıcılarda bulunan uygulama başlığına benzer silikon aplikatörün en güzel yanlarından biri, zaman geçtikçe fırça aplikatörlü kapatıcılarda meydana gelen hijyen sorununun yaşanmayacak olması. Sizi bilmem ama ben fırça uçlu kapatıcılara hijyen nedeninden dolayı hep mesafeli yaklaşıyorum.

   Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'i parmaklarım ile uyguladığım için vaat ettiği "göz altı çizgi ve kırışık yumuşatması" durumunu ne kadar gerçekleştirdiğini bilemiyorum, ancak yine de ambalajına bayıldığımı yeniden belirtmek istiyorum.



   Gelelim yapısına; Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream şu ana kadar denediğin en hafif yapılı renkli göz altı ürünü. Yapısı hafif diye düşünüp düşük kapatıcılık beklemeyin; orta kapatıcılıkta ve göz altı lekelerini nötrleyici özellikte olan bir ürün. Bunlara ek olarak taze görünüm sağlayan aydınlatıcı etkisi de bulunuyor ve kesinlikle kırışıklıklara dolmuyor!
   Sadece bu kadar da değil; göz altları çok kuru olmayanlar için sabah cilt bakım rutininden göz kremini çıkartacak kadar da nem sağlıyor.

   Toparlayacak olursam; bu ürün hem renk düzenleyici, hem kapatıcı hem de güneş koruma faktörü içeren bir göz kremi ve hafif yapısı sebebiyle her gün kullanıma uygun! Oh, bu da bir çeşit mucize sayılmaz mı?



   Bu kadar güzel yanı var, ancak tamamen kusursuz değil. Bu ürünü sevmeyebilirsiniz çünkü; sivilceleri kapatmak için uygun değil, çok koyu göz altlarını nötrlemez ve kuru göz altlarına sahip olan kişilerde tek başına yeterli nemi sağlamaz.


   Merak edenler içinse içeriği şu şekilde;
Aqua (Water), Dimethicone, Caprylyl Methicone, Ethylhexyl Methoxycinnamate, Peg-10 Dimethicone, Propanediol, Aluminum Starch Octenylsuccinate, Saccharide Isomerate, Dimethicone/Vinyl Dimethicone Crosspolymer, Disteardimonium Hectorite, Sodium Potassium Aluminum Silicate, Phenoxyethanol, Sodium Chloride, Camellia Sinensis Leaf Extract, Disodium Stearoyl Glutamate, Bis-Peg/Ppg-14/14 Dimethicone, Propylene Carbonate, Silica, Parfum (Fragrance), Tocopheryl Acetate, Ethylhexylglycerin, Aluminum Hydroxide, Panthenol, Alpha-Isomethyl Ionone, Lysolecithin, Citric Acid, Sodium Citrate, Bht, Peg/Ppg-18/18 Dimethicone, Amyl Cinnamal, Phenethyl Alcohol, Pantolactone, Tocopherol, Pentaerythrityl Tetra-Di-T-Butyl Hydroxyhydrocinnamate. [+/- (May Contain): Ci 77891 (Titanium Dioxide), Ci 77491, Ci 77492, Ci 77499 (Iron Oxides), Mica, Ci 77007 (Ultramarines)]



   Bu ürünü aldığımda bana sorulan sorulardan birisi de Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'in Yves Saint Laurent Touche Eclat ile benzerliğiydi. Fotoğrafta da yeterince belli oluyor ancak belirtmek gerekirse; YSL Touche Eclat su yapılı, aydınlatmak özelliği iyi ancak kapatıcılığı vasat bir ürün ve yüzün her yerinde boyutlandırma amaçlı uygulamak mümkünken Bourjois ise ince krem yapılı, kapatıcılığı orta, aydınlatma özelliği orta ve özellikle göz altı kullanımına uygun bir ürün. Yani ürünler tamamen aynı değil.



   #21 ivory, #22 Light Beige ve #23 Golden Beige olmak üzere toplamda 3 farklı renk seçeneği bulunan Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'in bendeki rengi #22 Light Beige.

   Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream, ülkemizde bulunmuyor olsa da başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın pek çok yerinde hem mağazalarda hem de internet üzerinden satılıyor. Ürünün ülkemizde bulunmamasının yanı sıra bir diğer olumsuz kısmı ise sadece 1,5 ml ürün içeriyor olması, pek çok deneme boy ürünle aynı hacimde. Her gün kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda da çok az bir miktar uygulamak yeterli olduğu için aylardır bitmedi fakat her gün kullanıldığında kaç ay idare edeceğini bilmiyorum.


Sonuç olarak yukarıda bahsettiğim olumsuz yanları için bir cupcake kırarak; uykusuz gecelerin izlerini mükemmel ve doğal bir şekilde gizlediği için, kırışıklıklara dolmadığı için, acelem olduğu günlerde hem nemlendirici hem kapatıcı olarak göz altım için tek bir ürün uygulama kolaylığı verdiği için ve elbette seyahat dostu olduğu için bu ürüne 4 puan veriyorum.


   Eğer siz de benim gibi yıllardır böyle bir ürün arıyorsanız Bourjois 123 Perfect CC Eye Cream 'i yurt dışına giden bir tanıdığınızdan almasını rica edebilir ya da benim yaptığım gibi yurt dışı online alışveriş sitelerinden satın alabilirsiniz.
    Ben o zamanki kur nedeniyle 20 TL 'ye almıştım, şu an ise ürünü 27-35 TL arasında değişen fiyatlara bulmak mümkün.

   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın.
Devamını Gör

Ayın Dizi Önerisi: Wayward Pines



Bugün blogum için yeni sayılabilecek türde bir yazı paylaşıyorum. Bundan 3 yıl kadar önce yine bir Ekim ayında sizlere severek izlediğim The Carrie Diaries 'i önermiştim. Bugün ise izlemeye yeni başladığım ve soluksuz bitirdiğim bir diziden bahsetmek istiyorum.

Wayward Pines, türü bilim kurgu ve gizem olan 2015 yaz sezonunda FOX (US) 'da gösterime başlanmış, 45 dakika süren bir dizi. Eğer bilim kurgu ve gizem kelimeleri dikkatinizi çekiyorsa bu diziye bir göz atmalısınız; kahvenizi alın ve Wayward Pines gizeminde bana katılın.


TANITIM YAZISI;

Mükemmel bir Amerikan kasabası hayal edin. Güzel evler, biçimli çimler, sokaklarda oynayan çocuklar… Şimdi de bu kasabayı asla terk edemediğinizi düşünün. Dış dünyayla hiç bir iletişiminiz yok. Çıldırmak üzeresiniz. İşte, Wayward Pines’ta olmalısınız.

Gizli servis ajanı Ethan Burke, 2 kayıp meslektaşını aramaya bu kasabaya geliyor ancak birtakım olaylar sonucunda bu acayip kasabada tıkılı kalıyor. Kasabada ne telefonlar çalışıyor, ne kimse ona yardım ediyor. Sorularına bulduğu her yanıt, yeni sorulara yol açıyor. Dış dünyada ise Ethan da bir “kayıp” vakasına dönüşüyor.


Dikkat yazının bundan sonrası spoiler içerebilir!


   Dizi 1. sezon ana karakterlerinden gizli servis ajanı Ethan Burke (Matt Dillon) 'ün hastanede uyanmasıyla başlıyor. En son hatırladığı bir iş arkadaşı ile iki kayıp ajanı arıyor olduğu. Neler olduğunu anlamak, eşine ve oğluna iyi olduğunu söylemek için eşyalarını aramaya çıkıyor. Bu sırada kayıp ajanlardan Kate Hewson (Carla Gugino) ile karşılaşıyor.
   Kate, Ethan 'ın onu görmediği bir kaç haftada yıllarca yaşlanmış olarak görünmesinin yanı sıra; geçmişe dair hiçbir şey hatırlamıyormuş gibi davranıyor. Ethan, neler olduğunu anlamaya çalıştıkça işler daha da karmaşık hale geliyor, bir şeyleri anladıkça kafasında iki kat soru oluşuyor; ancak o soru sordukça birileri bundan rahatsız oluyor.



   Ethan kasabadan çıkarak ailesinin yanına dönmeye çalıştığında, bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı kasabadan çıkmasının imkansız olduğunu görüyor.



   İmkansız olan tek şey kasabadan ayrılmak da değil üstelik. Kasabanın pek çok 'resmi' kuralı bulunuyor;

Buradan ayrılmayı deneme.
Geçmişi tartışma.
Önceki hayatın hakkında konuşma.
Telefonlar her çaldığında cevap ver.
Çok çalış, mutlu ol
ve Wayward Pines 'taki yaşamının tadını çıkar.



   Kuralların olduğu yerde cezalandırmalar da kaçınılmaz oluyor; hem de olabilecek en ağır şekilde.



   Dizi bilim kurgu ve gerilim türünde olduğu için macera da kaçınılmaz oluyor. Bu yüzden iki sezonun ana karakterleri sabit kalamıyor ve ikinci sezonda karşımıza kısmen değişmiş bir kadro geliyor. Ve ana hikayeye sadık kalınarak Wayward Pines 'da garip ama bir o kadar da güvenli bir yaşama devam ediyorlar.


DİZİ YORUMLARIM:

   Dizi severler Wayward Pines 'a ilk başladıkları zaman, Under The Dome ile Lost karışımı bir tad alacaklardır. Ancak şunu söyleyebilirim ki tamamen özgün bir konusu olmasa da kendine özel bir hikayeye sahip, diziyi izlenebilir yapan şeylerden biri de bu; bilim kurgu olduğu halde kendisinden önce gelen dizilerin bir versiyonu değil. Bir kitap baz alınıp geliştirilen, beklenmedik bir dizi.



   Çekime başlandığında bir sezonluk dizi olarak tanımlanan Wayward Pines, izleyiciyi neredeyse hiç bekletmeden, birinci sezonun ortasında gizemi açıklıyor. Dizinin ilerleyen bölümleri macera devam ederken, tüm gizemin bu olup olmadığını anlamak için pür dikkat izleyerek geçiyor.



   Gerek kadro değişikliği, gerekse hikayedeki deformasyonlar sebebiyle ikinci sezonda tempo düşse de hikaye ilerlemeye devam ediyor. Ancak genel kanı ikinci sezonun ilk sezona kıyasla seyircinin ilgisini üstünde tutmayı başaramadığı yönünde.



   Diziyi izlerken kafa kurcalayan iki soru oluşuyor;
"Çit, kasabanın içindekiler için mi yoksa dışarıdakiler için mi var?"
"Dünyadaki en ileri görüşlü kişi bile her şeyi öngörmüş olabilecek miydi?


   Henüz iptal edildi haberi çıkmayan ve 2017 yılında 3. sezonu yayınlanması beklenen Wayward Pines 'ın IMDB puanı 7,6. Benim puanım ise 7,2/10. Umarım bilim kurgusu güzel ilerleyen üçüncü sezonu da olur ve güzel bir finalle diziyi tamamlayabilirler.

   İzlemeyi düşünüyorsanız toplamda 20 bölümü (15 Saat) bulunan Wayward Pines 'ı bir hafta gibi bir sürede bitirmenizin mümkün olduğunu da söyleyeyim.


TÜRKÇE ALTYAZILI TANITIM VİDEOSU;
video



Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

Beautybay Alışverişim - 4

   Havaların soğumasıyla cilt bakım rutinime ekleyeceğim yeni bir serum arayışına girdim ve denemek istediğim ürünü Beautbay 'da bulduğumda epey sevindiğimi söylemeliyim. Elbette favori alışveriş sitelerimden birinden tek bir ürün ile ayrılmam beklenemezdi!
   Gelin neler aldığıma birlikte bakalım; fotoğraflar Starbucks masasında çekildiği için pek güzel görünmüyorlar, paketi açmak için eve kadar sabredemedim.


Paket, 12 gün içerisinde üzerindeki "kozmetik" yazısına rağmen elime ulaştı.





Ek olarak ödeyeceğiniz 1,95 £ ile normal kargo paketi içerisinde ek olarak mıknatıslı bir kutu satın alabilirsiniz. Bu şekilde günlük olarak kullanabileceğiniz güzel ve sağlam bir kutunuz olmuş oluyor. Ben bazı alışverişlerime, bu alışverişimde olduğu gibi gördüğünüz kutulardan dahil ediyorum.





Gece serumu olarak hakkında güzel şeyler okuduğum First Aid Beauty Ultra Repair Liquid Recovery isimli ürünü aldım. Aslında daha önce kullandığım FAB marka ürünlerle cildim pek anlaşamasa da bir şans daha vermek istedim.

Ve gelelim kendimi tutamadığım ve eşsiz rengine kapıldığım Makeup Geek Eyeshadow Pan Desert Sand 'e, kendisini özellikle sonbahar makyajlarında bol bol kullanmayı düşünüyorum.



   Benim siteden yaptığım son alışveriş bu şekildeydi. Daha önce Beautybay 'dan yaptığım alışverişlerimi ve deneyimlerimi okumak isterseniz Beautybay etiketine tıklayabilirsiniz.
   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın.
Devamını Gör

İnceleme: Sephora Colorful Shadow & Liner Matte Waterproof 35 Café au lait Kalem Far

   Merhaba, bildiğiniz gibi kalem farlar; renk seçenekleri ile toz farlara kıyasla kısıtlı olsa da, gerek uygulama kolaylığı gerekse kalıcılığı ile toz farlardan çok daha başarılı. Bugün sizlere en sevdiğim kalem farlardan olan ve Sephora 'nın geçtiğimiz yaz koleksiyonuna eklediği Colorful Shadow & Liner Matte serisinden 35 Café au lait rengini tanıtmak istiyorum.

   Bu kalem farları tek başına uygulayıp bir maskara ile makyajı tamamlayabilir, far bazı olarak ya da eyeliner olarak da kullanabilirsiniz!


Sephora Colorful Shadow & Liner Matte Waterproof 35 Café au lait Kalem Far, kolayca uygulanabilen ve rahat dağıtılabilen yumuşak bir yapıya sahip. Uygulama sonrası çabucak sabitlendiği için göz kapağında kırışıklıklara dolma, akma ya da birikme yapmıyor.

Çevirmeli bir ambalaja sahip değil, kalem traş kullanarak ucunu yenileyebilirsiniz. Ancak yapısı yağ gibi olmadığından, her kullanım sonrası ucunu açmak gerekmiyor.



Sephora Colorful Shadow & Liner Matte Waterproof 35 Café au lait Kalem Far, opak ve pigmentasyonu yüksek; tek başına uygulandığında -ki ben çoğu zaman bu şekilde kullanmayı tercih ediyorum.- göz kapağındaki damarlı görüntüyü tamamen kapatarak eşit görünüm sağlıyor.



   Sephora Colorful Shadow & Liner Matte Waterproof 35 Café au lait Kalem Far rengini tam belirleyen Fransızca bir isme sahip; Café au lait (sütlü kahve). İçerisindeki dozunda grilik ile tam bir sütlü kahve renge sahip olan bu far günlük kullanım için harika bir seçim.


Genellikle günlük kullanımlarda tek başına göz kapağıma uygulayıp parmağımla dağıtmayı sevsem de, alt kirpik dibine uygulandığında da hafif dumanlı bir görünüm elde ediliyor. 




Kalıcılığı mükemmel! Makyajımı 12 saat gözümde tuttuğum günlerde bile ne çizgilere doldu, ne de rengi soldu.
Bunun yanı sıra sabitlendikten sonra parmağımla ne kadar ovarsam ovayım farı yerinden kıpırdatamadım, kızartana kadar bastırarak tırnağımla kazıdığımda bile bu durum değişmedi.

Kolumdaki bu swatch ile duşa girdiğimde dahi çıkmadı. Kalıcılığı gibi suya dayanıklılığı da muhteşem. Çift fazlı makyaj temizleyiciler değene kadar bozulmadan kalıyorlar. Bu sebeple denizde/havuzda kullanıma da çok uygun.




Sephora Colorful Shadow & Liner serisinin; mat, ışıltılı ve simli olmak üzere toplam 30 renk seçeneği bulunuyor. Ben özellikle yapısı, uygulama kolaylığı ve kalıcılığı, waterproof (suya dayanıklı) olmaları sebebiyle 11 farklı renkte bulunan mat olanlara bakmanızı öneririm.


   Hiçbir kusuru olmayan, hayat boyu bıkmadan kullanabileceğim "Holy Grail"im olan Sephora Colorful Shadow & Liner Matte Waterproof 35 Café au lait Kalem Far hakkındaki düşüncelerim bu şekildeydi. 

Puanım:





   Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın!
Devamını Gör

Bitenler ve Çöpe Gidenler - 38

Eylül ayının biten ve çöpe giden ürünlerine baktığımda, geçtiğimiz ay her kategoriden azar azar ürün bitirdiğimi; ancak cilt bakım ürünlerine biraz daha ağırlık verdiğimi farkettim. Özellikle havaların soğumasıyla değişen cilt bakım rutinimde, yaz aylarında kullandığım ürünlerin bir sonraki seneye kadar beklemeyecek olmaları beni sevindirdi.

Gelin hep birlikte Eylül ayında neleri bitirdiğime, neleri çöpe gönderdiğime yakından bakalım;


CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ:

First Aid Beauty Face Cleanser: Eskiden takip ettiğim youtuber Ingrid Nilsen her favori videosunda bu yüz temizleyicisinden bahsettiği için ben de denemek istemiş ve Beautybay 'dan sipariş etmiştim. Maalesef hassas karma cildimde fazlasıyla gerilmeye neden oldu ve sanki sabun kullanmışım gibi hissettirdi. Duşta kullanarak bitirdim.

Garnier Nem Dengesi Parlama Karşıtı x2: Yakın arkadaşımın severek kullandığı ve bittikçe aldığı bu ürün hakkındaki yorumları şu şekilde; "Kutu kutu bitirdiğim bu ürünün kokusu çok güzel, nemlendirmesi başarılı. Ancak zaman zaman çıkan sivilcelerimden bu ürün mü sorumlu emin olamıyorum. Merve 'nin deyimiyle; yenisini açtım bile."

Skin Ceuticals Phyto Corrective: Cilt kızarıklıklarını gidermeyi amaçlayan bir nemlendirici ararken karşılaştım bu ürünle; ve Kozmomarket 'ten aldım. Son kullanma tarihine az kalan bir ürünü gönderdikleri için bol bol kullandım ancak maalesef bir yararını göremedim. Ambalajından ne kadar hoşlansam da yeniden almam.

Sünger: Kolay temizlenmeyen yüz maskelerini cildimden arındırmak için Güzellik ve Bakım Fuarı 'ndan almıştım. Uzun süredir kullandığım için çöpe atıyorum. Yenisi alınacak.


YÜZ MASKELERİ ve TESTER ÜRÜNLER:

Dior Hydra Life Serum Sorbet ve Creme Sorbet: Sevmeyi, tam boylarını almayı çok istedim ancak hafif yapılarına karşı cildimde emilmedi, çok garip durdu.

Sephora Pore Clarifying Mask: Bu maskelerden şu zamana kadar yirmiye yakın bitirdim. Sadece bir dakika bekletmenin yetmesi nedeniyle çok pratik. Ciltte bıraktığı hafif duru görüntüyü de seviyorum. Yedekleri var.

Bioderma Photoderm AKN Mat SPF 30: Ciltte bıraktığı beyazlık minimum olan, güzel bir güneşten koruyucu ürün. Tamamen mat bırakmasa da akneye meyilli ciltlerde günlük kullanım için uygun olduğunu düşünüyorum.

Sisley Global Firming Serum: Cildimde herhangi bir hassasiyete neden olmadı; birkaç kullanımda sıkılaştırıcı etkisini anlamam mümkün değildi. Baharatsı kokusundan hoşlanmadım.

Anatomicals Look, You've got Chocolate All Over Your Face Anti-stress Face Mask: Tek kullanımlık bir ambalaj içerisinde 3 kullanımlık ürün çıkan bu yüz maskesini, etkisi sıradan olsa da gerçekçi çikolata kokusuna aşık olduğum için arada almaya devam ederim.


DEODORANT ve PARFÜMLER:

Playboy Miami EDT: Benim favorim olan erkek kokularından biri. Yaklaşık üç yıl kadar önce Rossmann alışverişim sırasında babama almıştım, o da severek kullandı. Bulursam yeniden alırım.

Nivea Deodorant Fresh Natural: Hafif kokusu nedeniyle bazı günlerde parfüm olarak kullanmayı tercih ettiğim ve şişe şişe bitirdiğim sıvı deodorant. Yedeği var.

Dove Original Deo Sprey: Ah o klasik Dove kokusu! Sizi bilmem ama ben o kokuya aşığım. Ancak Dove deodorantlarında alüminyum bulunması nedeniyle alıp kullanamıyorum. Bu ürün bir seyahat çantasından çıkmıştı, kıyafetlerime sıkarak kullandım. Maalesef yeniden almam.

Kokucuk The Vert EDT: Yeşil çay ve bergamot notalı yaza uygun bir koku. Bu kadar yeşil kokulardan pek hoşlanmadığım için tam boyunu almam.

Sephora Blue Lilac EDT: Sephora bu parfüm ile eşsiz bir koku yakalamış. Günlük olarak sıcak notaları kullanmayı sevsem de bu parfümü kullandığım anlarda kendimi mutlu hissettiğimi de yadsıyamam. Yenisini açtım bile.


TIRNAK ve VÜCUT BAKIM ÜRÜNLERİ:

Sally Hansen Insta - Dri Top Coat: Bu üründen kaç şişe bitirdim ancak henüz yazısını yazmamışım! Kısaca şunu söyleyeyim; ojenin kalıcılığını kat kat arttırıyor. Eğer çabuk soyulan ojelerden şikayetçiyseniz kesinlikle bir şans verin. Yenisini kullanmaya başladım.

Aldo Vandini Extra Creme Shower: İçerisinde nar ve zeytin ile cildi yumuşacık yapıyor. Seyahat sırasında makyaj fırçası temizliğinde de kullanmıştım ve fırçalarımın yumuşaklığına bayılmıştım. Tek sıkıntısı kokusundan hoşlanmamış olmam, bu yüzden tam boyunu almayacağım.

Midnight Kiss Duş Jeli: Keskin kokulu, köpürmesi sıradan bir duş jeli. Çok çabuk bitti, yeniden almam.


SAÇ ve AĞIZ BAKIM ÜRÜNLERİ:

Softem Tatlı Badem Yağı: Her zaman yenisini alacağım temel saç bakım yağlarından biri. Vazgeçilmez diş fırçam Signal Ekstra Soft Diş Fırçası hakkındaki düşüncelerimi ise Ağız ve Diş Bakım Rutinim yazımdan okuyabilirsiniz.


RENKLİ KOZMETİKLER:

Makeup Forever Black Tango Palet: İçerisinde dört farklı renkte krem far / eyeliner bulunuyordu ancak taşlaşmış durumda oldukları için atıyorum.

Garnier BB Cream Original Light: Tam boyunu alacak kadar sevmesem de denediğim pek çok BB kreme göre daha başarılı olduğunu söylemeliyim; Kore 'nin renkli ten ürünlerinde olan gri alt ton bu üründe yok ve örtücülüğü de gayet iyi.

Maybelline Eyestudio Lasting Drama Jel Eyeliner 01 Black: Geçtiğimiz ay Maybelline jel eyelinerlardan 06 numarayı tanıtmıştım blogda. Bu rengini de en az onun kadar seviyorum. Hatta bunu bitirir bitirmez yenisini açtığımı da söylemeliyim.


YARDIMCILAR:

Sleepy Rose Garden Islak Mendil: Yanımda ıslak mendil olmadığı bir gün Şok mağazasından almıştım ancak beğenmedim.

Glade Mini Jel: Kokusuna bayılmadım ama uzun ömürlü olması nedeniyle sevdim, yeniden alabilirim.

Üçgen Sünger: Durduğu yerde eriyerek temas ettiği tüm ürünlere yapıştığı için çöpe gidiyor.

   Geçtiğimiz ayın bitenleri de bu şekildeydi. Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın.
Devamını Gör